
| Lost 4. Sezon 13. ve 14. Bölüm Özeti : |
| Adada, ormanda, Jack ve Sawyer, Lapidus’un tarif ettiği üzere Locke ve Ben’in gittiği Orkide istasyonunun bulunduğu seraya doğru yol alır. Bu sırada Hurley’i bulurlar, Hurley onları seraya, John’un yanına götürür.
Teknede, Desmond bombalarla ilgili ufak tefek bir şeyler bildiğini söyler, bombanın bir düzeneğe bağlı olduğunu ve bu düzeneğin uzaktan kumanda yardımıyla patlatılabildiğini keşfeder. Bombadaki her kablo ve her bağlantı birbiriyle alakalıdır ve herhangi bir hatada bütün bombalar patlayacak durumdadır. John, Jack’e seranın altında bir Dharma istasyonu olduğundan söz eder ve Jack’le iki çift laf etmek için Hurley ve Sawyer’dan izin ister, ancak Jack John’la konuşmak istememektedir, helikoptere binip adadaki herkesi tekneye götürme fikrini gerçekleştirmek üzeredir. Hurley, Ben’in kendini Keamy ve adamlarına teslim ettiğini bu yüzden helikopterin kendi işlerine yaramayacağını belirtir. Jack, John’a, Ben’in böyle bir şeyi neden yaptığını sorar. Benjamin, Keamy tarafından ellerinden bağlanmıştır ve helikoptere götürülür. Helikopterde Lapidus kelepçelidir, ancak alet kutusuna erişmiştir, Keamy bunu nasıl yaptığını sorarken, Kate birden meydana çıkar. Keamy ona silah doğrultarak kim olduğunu sorar; Kate 815’in yolcularından biri olduğunu ve Ben’in adamları tarafından takip edildiğini söyler. Keamy onu da Ben’in yanına alır ve askerlerine etraflarına göz atmalarını tembih eder. Bu sırada orman taraflarından fısıltılar gelmeye başlar, Keamy’nin adamlarından biri ormana doğru girerken saldırıya uğrar, sonra bir başkası daha uğrar ve savaş başlar. Keamy’nin neredeyse bütün adamları öldürülür. Keamy, kaçmakta olan Kate ve Ben’in arkasından koşar. Kate ve Ben kaçarlarken onları kovalayan Keamy, Sayid’in saldırısına uğrar, ikisi boğuşurlar, ancak birden Richard belirir ve Keamy’e kurşun sıkar, Keamy sırtüstü devrilir. Benjamin, kolundaki bağı kesmesi için Kate’ten yardım ister, bu sırada Richard’ın Kate ve Sayid’le antlaşma yaptığı ortaya çıkar: Eğer Richard’a yardım ederlerse adadan helikopterle gidebileceklerdir. Benjamin helikopteri onlara bırakır ve kendi işi için uzaklaşır. Flashforward’da Hurley akıl hastanesinde kanepede oturmaktadır. Yanına zenci yaşlı bir kadın gelir ve Hurley’e tehlikeli olup olmadığını sorar, ardından torununun Hurley’i ziyarete geldiğini söyler; bu kadın Walt’un büyükannesidir ve Walt da oradadır, Hurley’nin karşısına oturur. Walt, adadan döndüklerinden beri kimsenin onu ziyarete gelmediğini söyler, “Jeremy Bentham”ın ziyaret ettiğini açıklar ve Oceanic-6’in neden yalan söylediğini sorar; Hurley de bunu adada kalanları korumak için yaptıklarını, buna arkada bıraktıkları Michael’ın da dahil olduğunu söyler. Adada, ormanda Sawyer ve Hurley, Jack ve John’un konuşmasını beklemektedirler. Hurley, Claire ve Aaron’un durumunu sorar, Sawyer cevap veremez. Jack ve John, adadan gitme ve gitmeme konusunda tartışırlar; John Jack’i gitmemesi için ikna etmek ister çünkü hepsinin orada kalması “gerekmektedir”. Jack bu saçmalığa daha fazla dayanamaz, John ise 1. sezonun final bölümünde söylediğini tekrar eder ve hepsinin bir amaç için orada olduğunu anlatır. Jack tam gitmek üzereyken Benjamin gelir ve John’la birlikte asansöre giderler. Jack onların ne işi olduğunu sorar, Benjamin John’a Jack’e anlatıp anlatmadığını sorar, John da Jack’in kendisini dinlemediğini söyler, asansöre binmeden önce de Jack’e “Adadan gidersen dışarıdaki insanlara yalan söylemelisin” diye tembih eder, bu, adadakileri korumanın tek yoludur. Benjamin ve Locke asansöre binip Orkide istasyonuna doğru yola koyulurlar. Teknede, Sun bombalarla ilgili gelişmeleri Michael’a sorar, Michael icabına bakacaklarını söyler ve Jin’i Sun’ın yanına göndereceğini belirterek yanında bir bidon sıvıyla aşağı iner. Bombaların olduğu odaya gelir ve bidondaki sıvıyla kabloları dondurup bombanın patlamasını erteleyebileceklerini anlatır. Ancak ellerinde tek bidon vardır ve bombaları durdurmaya yetmeyebilir. Sahilde, Daniel botla geri gelir ve öteki grubu almak üzere Juliet’ten yardım ister. Juliet yeni grubu hazırlarken, Daniel, Charlotte ve Miles’ın yanına giderek onlara 10 dakika içinde toplanmalarını ve kendisiyle gelmelerini söyler, fakat Miles adada kalmak istemektedir. Daniel bunu kabul eder ve kendisi toparlanmak üzere uzaklaşır. Miles bu sırada Charlotte’a, uzun süredir adaya tekrar dönmek istedikten sonra niye adadan ayrıldığını sorar, ancak Charlotte onun “adaya tekrar dönmek”le neyi kastettiğini anlayamaz. Orkide istasyonunda, Benjamin ortalıkta hızlıca dolanarak adayı taşıma işlemlerine başlar, bu sırada John’a soracağı sorular için erkenden istasyon videosunu verir. Videoda adadaki uzay ve zaman hakkında yapılan deneylerden bahsedilir. İstasyondaki, Benjamin’in içine metal eşyalar doldurduğu bir bölme anlatılır videoda ve bölmeye tavşan konarak deney yapılacaktır, videodaki profesör, bölmeye metal hiçbir eşyanın konmaması konusunda uyarır, John bu sebeple Benjamin’in yaptığının yanlış olduğunu söyler. Bu sırada asansörün kapısı kapanır ve asansör seraya doğru çıkar. Benjamin birinin geleceğini anlar ve silahını John’dan geri ister. Sawyer, Hurley ve Jack, helikopterin yanına varırlar, Oceanic-6 hemen hemen tamamlanmış gibidir. Hepsi helikoptere biner ve helikopter havalanarak tekneye doğru yolculuğuna başlar. Orkide istasyonuna asansör iner ve Keamy, kurşun geçirmez yeleği sayesinde hayatta kalarak asansörden çıkar. Benjamin’e saklandığı yerden çıkmasını söyler ve kolundaki cihazın, tekneye bağlı olduğunu, bu yüzden kendisini öldüremeyeceğini belirtir. John Keamy’nin karşısına çıkar ve ona hiçbir garezi olmadığını söyler, tam bu sırada Benjamin arkasından gelerek Keamy’e saldırır ve onu yere devirerek feci biçimde bıçaklar. John bunu neden yaptığını sorar; Benjamin teknedekilerin can güvenliğini tehlikeye sokmuştur, ancak Benjamin bununla ilgilenmemektedir. Sahilde, Daniel Charlotte’la buluşur ve gemiye hemen gitmeleri gerektiğini söyler – fakat Charlotte ani bir kararla gitmek şimdilik gitmek istemediğini söyler, Daniel şimdilik diye bir şey olmadığını ve bunun sonsuza kadar sürebileceğini belirtse de, Charlotte sonsuza kadar sürmeyeceğini iddia eder. Charlotte adada hâlâ bir şeyler aramaktadır ve aramaya devam edecektir. Daniel onunla vedalaşır ve botun yanına gelir. Juliet de hemen gitmeyecektir, önce herkesin gittiğini görmek için söz vermiştir Teknede, Jin, Michael ve Desmond bombayla ilgili kara kara düşünmektedirler ancak ellerinden fazla bir şey gelmez. Dondurucu sıvı bulunan tüpte de çeyrek miktarda sıvı kalmıştır. Michael herkesi gemiden götürmeleri gerektiğini söyler. Helikopterdeki grup tekneye doğru yol alırlarken, helikopterin benzin sayacı sıfıra doğru yaklaşmaktadır, çünkü helikopterde, adada yaşanan savaş sırasında açılan delik sebebiyle sızıntı vardır. Lapidus, fazlalık olan eşyaların hepsini denize atlamalarını söyler, ancak bu pek bir işe yaramaz. En sonunda Sawyer, Kate’in kulağına kendisi için daha sonra bir şey yapmasını fısıldar, ardından ona bir öpücük kondurarak kendini denize atar. Flashforward’da, Sayid Santa Rosa Akıl Hastanesi’ne gelerek Hurley’nin odasına girer. Hurley’i almaya gelmiştir. Hurley Sayid’i uzun süredir görmediğini söyler, Sayid koşulların değiştiğinden bahseder ve “Jeremy Bentham”ın iki gün önce öldüğünü söyler, intihar olduğu düşünülmektedir. Sayid izlendiklerini söyler, Hurley ise ölü insanlarla konuştuğundan bahseder ve istediği son şeyin paranoya olduğunu belirtir. Sayid az önce hastanenin önünde onları izleyen bir adamı bulup öldürdüğünü açıklar ve gitmeleri gerektiğini söyler. Hurley adaya geri dönüp dönmeyeceklerini sorar, Sayid ise adaya değil, daha güvenli bir yere gideceklerini anlatır. İkisi kapıya doğru giderler, Hurley satranç masasında şah-mat yaparak hayali Mr. Eko’ya onu yendiğini söyler. Helikopter tekneye doğru yol almaktadır. Hurley tekneyi gördüğünü söyler ve onları yönlendirir. Orkide istasyonunda Locke her türlü müdahaleyi yapsa da, Keamy yaşamını kaybeder, son sözleri olarak Benjamin’e, Widmore’un ne olursa olsun onu bulacağını söyler ve kolundaki cihaz devreye girer. Teknede, bomba odasında mekanizmanın ışığı yeşilden kırmızıya döner, Michael tüpte 5 dakikalık dondurucu olan nitrojen gazı olduğunu belirterek Desmond’a acele edip botu hazırlamasını söyler. Desmond teknede güverteye, şişme botu hazırlamak üzere çıkar, ancak helikopterin geldiğini görür ve onlara inmemelerini işaret eder, helikopter yine de iner ve yakıtını doldurmaya başlar, süreleri oldukça azdır. Sun Jin’e haber vermek ister, ancak Sun’ı bebekle birlikte helikoptere alırlar. Michael, Jin’e artık daha fazla yapacak işleri kalmadığını, onun gitmesini çünkü bir baba olduğunu ve Sun’ı evine götürmesini tembih eder, Jin kabul eder ve güverteye doğru yola çıkar. Bu sırada nitrojen gazı biter, odada birden Christian Shephard belirir ve Michael’ın vaktinin dolduğunu söyler. Jin havalanan helikoptere doğru koşarken tekne birden patlar, Sun’ın çığlıkları arasında helikopter tekneden uzaklaşmaya başlar, tekne yavaş yavaş denizin içine doğru batar. Flashforward’da Sun İngiltere’dedir ve bir telefon görüşmesi yaptıktan sonra, bir restorandan çıkmakta olan Charles Widmore’un yanına giderek kendini tanıtır ve ona iş ortaklığı teklif eder. Charles onu tanımadığını söylese de, Sun onun kendisini çok iyi bildiğini iddia eder ve ikisinin de ortak çıkarları olduğunu, adadan ayrılanların yalnızca Oceanic-6 olmadığını söyleyerek oradan uzaklaşır. Orkide istasyonunda John, Benjamin’in Keamy’i niye öldürdüğünü sorar, Benjamin de Alex’in aklına geldiğini ve bu yüzden duygusal davranarak bunu yaptığını belirtir. Bu sırada bölmenin içine bir sürü metal eşya doldurup mekanizmayı çalıştırır ve kapağı kapatır, bölmenin içinde patlama meydana gelir, ardından Benjamin üstünü değiştirmesi gerektiğini söyleyerek istasyonda içeri gider. Sahilde, Sawyer karaya varır ve Juliet’i rom içerken bulur, bunu keyif için mi yaptığını sorar, Juliet ise kederden içtiğini söyleyerek denizi gösterir, Sawyer dönüp bakar ve ufuk tarafında havaya doğru yükselmekte olan yangın dumanını fark eder. Orkide istasyonunda Benjamin üzerine, üzerinde Orkide istasyon sembolü bulunan bir parka giyer ve John’a soğuk bir yere gittiğini söyler. John neler olduğunu sorar, Benjamin adayı hareket ettirmenin bazı sonuçları olduğunu ve adayı taşıyanın bir daha geri dönemeyeceğini belirtir, John’un adada kalıp Ötekiler’e liderlik yapmasını söyler, John’un kendi yolunu bulacağından emindir. John ormana çıkar ve Ötekiler’i bulur, Richard onu hoş bir biçimde karşılar. Benjamin, istasyondaki patlayan bölmenin içine girer ve buradaki bir tünelde ilerler, ardından tünelin bitimindeki bir delikten aşağı doğru merdivenlerden iner, aşağıda bir buz kütlesi vardır, onu kırar ve merdivenlerden inmeyi sürdürür – ancak basamaklardan biri bozuktur ve Benjamin, parkasının sağ kolunda kesik açılarak yere düşer. Buz gibi yerden kalkar ve kibrit yakıp duvardaki bir mum ışığını yakarak ortalığı aydınlatır. Bu mağaramsı oda, içinde donmuş bir çark bulunan odadır. Benjamin, Jacob’un mutlu olmasını umarak işe koyulur. Adada birden manyetik bir ses çıkmaya başlar; John Locke ve Ötekiler, sahilde Juliet ve Sawyer, denizde Daniel ve bottaki kazazedeler, helikopterdeki Oceanic-6 sese şaşırırlar. Benjamin çarkı çevirdikçe ses artar ve çarkın içinde sarı bir ışık belirir. Benjamin üzgün bir halde çarkı çevirmeyi sürdürür ve en sonuna geldiğinde beyaz bir ışık patlaması olur, Benjamin oradan teleport olur. Helikopterdeki grup adadaki ışık patlaması olayını izler ve ışık adanın tamamını sarar, sonra birden ada yok olur ve her taraf tamamen deniz halini alır. Helikopterde yine yakıt sorunu yaşanır ve yakıt biter, herkes cankurtaran yeleklerini üzerlerine geçirir, ayrıca şişme bir botu açarak denize atarlar, ardından helikopter denize çakılır, Desmond dahil hepsi sağ bir biçimde şişme bota binerler. Flashforward’da, Kate bir rüya görür ve yatağında yatmaktayken tıkırtılar işitir, telefonu çalar, açar ve bir ses tuhaf bir şeyler söyler. Kate telefonu kapatıp eline silahını alarak tıkırtılara doğru gider. Sesler Aaron’un odasından gelmektedir. Kate odaya girer ve Aaron’un başında bir kadın olduğunu görür, bu CLAIRE’dir ve Kate’i, Aaron’u adaya asla getirmemesi konusunda uyarır, hatta tehdit eder. Kate kabustan uyanır ve gidip Aaron’u kontrol eder. Denizde, gece vakti Desmond, Lapidus ve Oceanic-6 şişme botta beklemektedirler. Birden uzaklardan bir ışık belirir, onlara doğru bir tekne gelmektedir. Jack, teknedeki gelenlere ne olursa olsun yalan söylemeleri gerektiğini, bir hikaye uydurmaları gerektiğini belirtir ve bütün grup bunu kabul eder; bu, adadakileri korumak için gereklidir. Tekne gelip grubu kurtarır, tekne Penelope Widmore’un teknesidir ve bu şekilde Desmond ve Penelope birbirlerine kavuşurlar. Jack, Penelope’a anlatmaları gereken birtakım şeyler olduğunu söyler, bu, Oceanic-6’in uydurma hikayesi olacaktır. Tekne bir hafta sonra Membata adında bir başka adaya doğru gider. Hurley, Sayid’le, neden başka bir adaya gittikleri konusunda sohbet eder; Sayid bunu yapmalarının sebebinin, adadakileri korumak olduğunu yineler. Teknedeki bir bot sayesinde Oceanic-6 Membata’ya gidecektir. Jack, Lapidus ve Desmond’la vedalaşır. Penelope, Kate’e sözde Kate’in bebeği Aaron’u vererek ona iyi bakmasını söyler. Jack Desmond’la vedalaşırken, onun Penelope’u bırakmamasını ve Charles Widmore konusunda dikkatli olmasını tembih eder. Oceanic-6 nihayet botla Membata adası sahiline varır ve buranın yerlileri tarafından karşılanır. Flashforward’da Jack, 3. sezon finalinde gittiği cenaze evine gece vakti yine gider ve kapıyı kırarak içeri girer. Tabutun üzerinde bir form vardır ve formda “Jeremy Bentham” yazmaktadır. Jack tabutu açar ve içine bakar, bu sırada içeri Benjamin girer. Jack, Benjamin’in adadan çıktığını Jeremy’nin kendisine haber verdiğini söyler ve Jeremy’nin Jack’e, onun adadan gittikten sonra adada çok kötü şeyler olduğunu, adaya geri dönmesi gerektiğini söylediğini anlatır, Jack’le Jeremy arasındaki konuşma bir ay önce olmuştur. Benjamin bu konuda bazı plânları olduğunu, ancak adaya Oceanic-6’in birlikte gitmesi gerektiğini söyler. Jack tam çıkmak üzereyken, Benjamin gruba, tabuttaki Jeremy’nin de dahil olduğunu söyler. Tabuttaki kişinin, “Jeremy Bentham” takma adıyla JOHN LOCKE olduğunu görürüz! |








| Lost 4. Sezon 9. Bölüm Özeti : |
| Jack sahildeki kampta kendi işlerini hallederken Kate’i deniz kenarında görür ve kendi çadırına giderek ilaç bakınır. Kate onun yanına gelerek izinli ilaç kullanmasını şakayla söyler. Jack midesindeki bir ağrı sebebiyle ilaç aramaktadır. Kate ona, teknedeki insanların onları ne zaman kurtarmaya geleceğini sorar, Jack ise bunu bilmediğini, ancak Sayid’in de söylediği gibi teknenin motorlarında bir arıza olduğunu belirtir. Tam bu sırada dışarıdan imdat sesleri gelir. Kate ve Jack dışarı çıkarlar ve deniz kenarına vuran bir cesedi, onun tepesinde yardım için bağıran Bernard’ı ve cesede havlayan Vincent’ı görüp hemen cesedi karaya çıkartırlar; ceset teknedeki Doktor Ray’e aittir. Ötekilerköyü’nde Hurley ve Sawyer, Risk oynamaktadırlar ve Locke da onları izlemektedir. Bu sırada Ben’in kızı Alex’i rehin alan tanımadığımız kişiler Ötekilerköyü etrafındaki manyetik alana gelirler ve Alex’i tehdit ederek mekanizmayı kapattırırlar. Bununla birlikte telefon çalar, Locke telefonu açar ve hattaki kayıt edilmiş ses sürekli olarak “Kod 14J” der. Locke bunu anlamaz ve Ben’in piyano çalmakta olduğu odaya Sawyer’la birlikte gider. Ben’e bu kodun ne olduğunu sorar, Ben ise korku içinde piyanodan bir tüfek çıkartıp Sawyer’a verir ve hemen öteki evlerdekileri de toplayıp ağaçların oraya gitmelerini söyler. Locke Ben’in bu telaşını sorar ve Ben “onların geldiğini” söyler. Flashforward’da Ben, üzerinde tüylü kapşonlu bir montla Sahra Çölü’nde yerde yatarken bulur kendini. Nefes nefesedir, kolunda bir kesik vardır ve etrafa bakınır. Uzaklardan at koşma sesleri işitilir ve iki tane Arap ellerinde silah ve atlarıyla onun yanına gelirler. Ben onların hangi dilde konuştuklarını anlamaya çalışır, Araplardan biri atından inerek Ben’in üstünü arar, Ben’in demir çubuğunu bulur ancak bunun ne işe yaradığını bilemez. Tam bu sırada Ben ona vurur ve öteki Arap’ı silahla vurduktan sonra atlardan birine binerek çölde ilerlemeye koyulur. Adada, Ötekilerköyü’nde Ben, yanında Locke ve Sawyer’la konuyu görüşür. Telefonun çalmasından ve kodun Ben’e iletilmesinden beş dakika geçmiştir ve artık gelenler köye oldukça yaklaşmışlardır. Sawyer Claire’i kurtarmak üzere yanlarından ayrılır, Locke da Sawyer’ı takip edecekken Ben ona kendisiyle birlikte kalmasını çünkü onun hayatta kalmasının önemli olduğunu ve Ben’in yanında olduğu sürece başına bir şey gelmeyeceğini söyler. Sahilde Jack, Doktor Ray’in ölümünü teşhis eder ve boğazının kesilerek öldürüldüğünü söyler. Daniel Doktor Ray’i son gördüğünde oldukça iyi olduğunu belirtir, Jack bunun ne zaman olduğunu sorunca da Daniel, adayla dış dünya arasındaki zamanın “göreceli” olduğunu hatırlatır. Juliet telsizin durumunu sorar ve Daniel, mikrofonun bozulduğunu ve tekneye ancak bip sesleri ve bu tür şeylerle sinyal gönderebileceklerini söyler. Bernard telgraf fikrini ortaya atar, Daniel bunun için bazı malzemelerin gerekli olduğunu söyler, Kate de bu malzemeleri bulması için Daniel’ı eşyaları bulmaya götürür. Jack bu sırada Bernard’a seslenir ve onunla özel bir şey konuşmak istediğini söyler. Sawyer köyün meydanında giderken bir evin önünde kazazedelerden birini görür ve ona Claire’i evden çıkarken görüp görmediğini sorar, kazazede ise durumu anlamaz – bu esnada keskin nişancılar kazazedeyi vurur. Evden iki tane daha kazazede çıkar ve onlar da vurulur. Sawyer ateş altındadır ve nerede olduğunu bilmediği insanlara ateş ederek Claire’in evine doğru gider, ancak o eve yetişemeden köye saldırmaya gelen adamlar roketle Claire’in evini havaya uçurur. Flashforward’da, Tunus’ta Ben bir otelin lobisine gelir, Dean Moriarty takma adıyla tuttuğu odayı sorar. Resepsiyon görevlisi kız başka bir arzusu olup olmadığını sorunca, Ben o günün tarihi sorar ve kız 24 Ekim olduğunu, ardından da 2005 olduğunu söyler. Ben odasına çıkmak üzere merdivenlere giderken televizyonda Sayid’le ilgili bir haber görür; Sayid Tunus’ta, sevgilisi Nadia’yı gömmek için bulunmaktadır. Adada, Ötekilerköyü’nde Hurley evin penceresinden patlatılan eve bakar ve bu evin Claire’inki olduğunu söyler. Locke Hurley’e, Aaron’u arka odaya götürmesini söyler. Ardından Locke, Ben’in kendisinin neden yaşamasını istediğini sorar, Ben de kendilerine o an için yardım edebilecek tek kişinin Jacob olduğunu söyler. Locke Jacob’un kabininin nerede olduğunu bilmediğini söyler, Ben de bu konuda Hurley’nin onlara yardımcı olacağını belirtir. Sawyer Claire’in harap haldeki evine gelir ve onu yerde yaralı halde bulur. Claire hayattadır, Sawyer onu kaparak doğruca Ben’in evine gelir, gelirken de “Kapıyı açın!” diye bağırır. Hurley kapının önündeki eşyaları çekmeye yeltenir, ancak Ben ve Locke onu silahlarıyla durdurur, Hurley de kızarak yandaki pencereyi bir eşyayı kaparak kırar, Sawyer ve Claire pencereden içeri girerler. Hurley hemen Claire’i içeri odaya götürür. Sawyer baskına gelen adamların niyetlerinin ne olduğunu bilmediğini söyler. Ben köye gelen adamların kendisini istediklerini söyler, Sawyer da sinirle Ben’i onların eline rahatlıkla verebileceğini söyler. Kapı çalar ve Miles, elinde telsizle içeri girer. Ben telsizin ne olduğunu sorar, Miles da dışarıdaki adamların Ben’le konuşmak istediklerini belirtir. Flashforward’da, Nadia’nın cenazesi götürülmektedir. Birkaç blok ötede Benjamin, basın aracıyla olay yerine gelir ve terk edilmiş bir binanın çatısına çıkarak meydandaki bir adamın fotoğrafını çeker, ardından cenazeyi götürmekte olan insanların arasındaki Sayid’i görür – Sayid de onu fark eder. Ben hemen evden çıkar, ancak Sayid onu bulur yere serer, onun kim olduğunu bilmeden yüzüne yumruğu indirecektir ki Ben olduğunu anlayıp onu ayağa kaldırır. Ben, Sayid’i öldüren adamı bulmak için orada olduğunu söyler, Sayid ona adadan nasıl çıktığını sorar, Ben Desmond’un teknesi Elizabeth’le Fiji’ye kadar gittiğini, oradan da uçak kiralayarak oraya geldiğini söyler. Sayid onun neden şimdi geldiğini sorar, Ben Charles Widmore’dan bahseder ve onun adamı olan Ishmael Bakir’in Nadia’yı öldürdüğünü söyler. Adada, Ötekilerköyü’nde Ben’in evinde Locke Miles’ı sorguya çeker, Miles ise Ben’in telsizi alması konusunda ısrar eder, Ben bunu kabul etmeyeceğini söyleyince de ellerinde Ben’in kızının rehin olduğunu açıklar. Ben en sonunda telsizi alır ve konuşmaya başlar; dışarıdaki adam Ben’e evin ön penceresine gelmesini söyler, böylece ikisi birbirlerini görebileceklerdir. Adamın adı Keamy’dir ve Charles Widmore’un teknesindeki askerlerden biridir. Keamy, Ben’e evden çıkıp onun yanına gelmesini, böylece evdeki kimseye zarar gelmeyeceğini söyler, Ben ise bunu yutmaz ve kabul etmez. Keamy buna karşılık Alex’i yanına çağırır ve ona diz çöktürerek silahı kafasına dayar, Ben’i tehdit eder. Ben Alex’le hiçbir alakası olmadığını, onun kendisi için hiçbir değer taşımadığını söyler, Keamy ise daha fazla dinlemez ve Alex’i öldürür. Ben bununla birlikte kuralların değiştiğini söyler ve kütüphanesinin arka tarafındaki gizli odasına gidip demir kapıyı arkasından kapatır, sonra da giysilerinin arkasındaki daha önce hiç görmediğimiz, üzerinde hiyeroglif işaretlerin olduğu başka bir kapıyı bularak açar ve kapıdan geçer. Flashforward’da, Ben bir kahvehanede çay içip karşısındaki aynadan Bakir isimli katili takip eder, sonra katil kalkar ve kalabalığa karışır. Ben onu takip eder, ıssız bir ara sokakta Bakir Ben’i gafil avlar ve ona silah doğrultarak neden kendisini takip ettiğini sorar. Ben gerçek adını söyler ve Charles Widmore’a bir mesajı olduğunu belirtir, ancak mesajını söyleyemeden Sayid Bakir’i vurarak öldürür. Ben bunun için teşekkür eder ve oradan uzaklaşacakken Sayid onu durdurur, Ben onunla bir işi kalmadığını söyler, Sayid ise Nadia ölünce kendi hayatının mahvolduğunu ve sevdiği kadını 8 yıl boyunca aradığını söyler. Ben bu savaşın kendisiyle Widmore arasında olduğunu söyler. Sayid kendisinin de bu savaşa dahil olduğunu söyler, Ben netice itibariyle onunla tekrar irtibata geçeceğini söyler ve uzaklaşır. Ötekilerköyü’nde, Sawyer Ben’in gizli odasının önündeki demir kapıyı tekmeler, Claire daha iyi bir halde salona gelir ve durumunun iyi olduğunu söyler, Miles ise bundan fazla emin olmamasını belirtir. Benjamin odadan çıkar, üstü başı kir ve toprak içindedir. Bir dakika sonra hepsinin onun talimatıyla evden çıkarak, dışarıda bekleyen askerlerin zıttı yönde ağaçlıklara doğru koşmasını emreder. Birden ev sallanmaya başlar, dışarıdan Kara Duman’ın sesi duyulur. Ben pencereye gidip bakar ve Kara Duman, şimşek çakar gibi elektrik saçarak köyün zemininde kayarak ilerler. Ben evdeki gruba hemen dışarı çıkmasını söyler. Hepsi evden çıkar ve askerlerin, Kara Duman tarafından öldürülüşünü an be an – Ben hariç – şaşkınlık içinde izlerler. Ben onlara hemen kaçmalarını söyler, kendisi Alex’le vedalaşacaktır. Sahilde, Daniel telgraf için gerekli sistemi kurmuştur ve Doktor Ray’in durumuyla ilgili mesajı gönderir. Telgrafa cevap gelir ve Daniel bunu, teknedekilerin doktora ne olduğunu bilmedikleri ancak Jack’in arkadaşlarının iyi olduğu ve helikopterin yarın sabah adaya geleceği şeklinde çevirir. Bernard Daniel’ın yalan söylediğini belirtir ve gelen cevabın “Doktor Ray burada iyi, siz neden bahsediyorsunuz?” olduğunu söyler. Bernard Mors alfabesi bilmektedir ve Daniel’ın foyasını meydana çıkarır. Jack Daniel’a Charlotte yalan söylemesine kızar ve Daniel’ın yakasına yapışarak, teknedekilerin kazazedeleri gerçekten kurtarıp kurtarmayacağını sorar, Daniel şaşkın biçimde hayır der. Jack midesine giren ağrıyla birlikte büyük bir hüsrana uğrar. Ormanda, Sawyer, Locke, Hurley, Miles ve Claire bebeğiyle Ben’i beklemektedir. Ben yanlarına gelir, Locke Kara Duman’la ilgili Ben’e sorular sorar, Ben bu soruları Jacob’a sormasını söyler. Sawyer bu saçmalıktan bıktığını söyleyip kendisinin Miles, Claire, bebek ve Hurley’le sahile gideceğini söyler. Locke ona silah tutar ve Hurley’nin kendisi ve Ben’le kalmasını söyler, Sawyer da ona karşı silah tutar, Hurley Sawyer’ı yatıştırır ve kendisinin onlara daha sonra katılacağını söyleyerek Locke’un yanında kalmayı kabul eder. Flashforward’da Ben Londra’da bir apartmana gelir ve sahte isimler kullanarak birilerine misafirliğe geldiğini söyler, görevli ona izin verir. Ben asansöre biner ve anahtarla asansör tuşlarının olduğu panoda özel süit kilidini açar. Süite gider ve Charles Widmore’u yatağından kaldırır. Charles Ben’in kendisini öldürmek üzere oraya geldiğini sanır, ancak Ben bunun mümkün olamayacağını, kendisinin oraya Charles’a, Penelope’yi öldüreceğini söylemek için geldiğini söyler, çünkü Charles da Alex’i öldürmüştür. Charles bunu kabul etmez ve Alex’in Ben’in kendi hataları yüzünden öldüğünü söyler. Ben bunun doğru olmadığını iddia eder, Charles ise gecenin bu vakti onun özel süitine gelerek kurbanın kendisi olduğu küstahlığını gösterdiğini belirtir. Charles Ben’i çok iyi tanımaktadır ve Ben, Charles’a göre ondan her şeyini almıştır. Ben hepsinin boş laf olduğunu ve Penelope’yi öldüreceğini söyler, böylece Charles, kendisinin hissettiği acıyı hissedecektir. Charles Ben’in Penelope’u asla bulamayacağını söyler, ardından da adanın kendisinin olduğunu ve yine kendisinin olacağını belirtir. Ben ise her ne olursa olsun Charles’ın adayı asla bulamayacağını söyler. Charles da bu sebeple adayı bulmak için avın başladığını söyler, Ben bunu kabul eder ve iyi geceler dileyerek süitten ayrılır. |


| Özeti : |
| Jack,irtibat kurdukları geminin kendilerini kurtarmaya geldiğine inanmıştı,ancak Locke böyle düşünmüyordu. Yolcular arasında da bölünmeler oldu,hayatta kalabilmek için,adanın kötü koşullarına,acımasız hava şartlarına karşı, aileleriyle,arkadaşlarıyla,”diğerleriyle” ve gelen yabancılarla birlikte mücadele etmeleri gerekiyordu. Adada geçen 90 günden sonra,adanın tehlikeli ve sırlarla örülmüş bir yer olduğuna ve bütün bu olayların aleyhlerine dönebileceğini düşündüler… Konuk Oyuncular: Dominic Monaghan - Charlie Pace,Mira Furlan - Danielle Rousseau,Sam Anderson - Bernard,L. Scott Caldwell - Rose,Tania Raymonde - Alex,Blake Bashoff - Karl,Marsha Thomason - Naomi,Michael Cudlitz - Mike Walton,Lance Reddick - Matthew Abaddon,Grisel Toledo - emir eri,Steven Neumeier - Lewis,Billy Ray Gallion - Randy - John Terry - Christian Shephard,Fisher Stevens - George Minkowski |


| LOST DİZİSİ HAKKINDA… | ||||||||||||||||||||
|
| ÖZET : |
| Dizide Sidney’den Los Angeles’a seyahatleri sırasında geçirdikleri bir uçak kazası ile bir adada mahsur kalan insanların öyküsü anlatılmaktadır.Her bölümde, karakterlerden birinin geçmişine gidilerek aslında grubun adadaki deneyimlerini anlatan ana senaryo beslenmektedir.Bu adada mahsur kalan 48 kişi arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı, bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha birçok enteresan özelliğe sahip insan… Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu farkederler. Uçak kazasında hayatta kalmayı başarmışlardır, ancak asıl hayatta kalma savaşı şimdi başlamaktadır. Adadakiler, hayatta kalmak için birlik olmanın gerekliliğini henüz çözemeden, bazı kişiler arasında kavgalar çıkmaya başlar ama sonradan başlarına gelen trajik olaylar, onları birlik olmaya iter. Çok geçmeden, adada yalnız olmadıklarını anlarlar. Adaya 16 yıl önce gelmiş birilerinin bıraktığı imdat çağrısını duyarlar. Bütün bu trajik olaylara bir de yeraltına açılan gizemli bir kapı da eklenince, adadakiler için hayat iyice zorlaşır.2. sezonda uçağın kuyruk kısmından sağ olarak kurtulan yolcularla temasa geçilir. Adanın gizemleri bir bir çözülmeye başlamakta, bununla birlikte yeni sorular ortaya çıkmaktadır. Adada yaşayanlarla (The Others-Diğerleri) temasa geçilir. Diğerleri, adadakileri, kendilerine yaklaşmaları durumunda öldürmekle tehdit eder. 2. sezon sonunda birkaç kişi diğerlerinin eline düşer.3. sezonda ise “diğerleri”nin hayatlarının derinliklerine inilir. Flashbacklerle geçmişleri anlatılır. |


| Özeti : |
| Sayid Ben’in gemideki casusuyla yüzleşir.Ben kızı Alex’i kamptan kaçabilmek için bir saldırıya zorlar. |


| Lost 4. Sezon 7. Bölüm Özeti : |
| Sun, Locke’ un kapmına gitmekle tehdit edince; Juliet bazı korkunç gerçekleri Jin’e anlatmak zorunda kalır. Bu sırada, Sayid ve Desmond geminin kaptanı ile tanışınca, gemi ekibinin görevini anlamaya başlarlar. |


| Lost 4. Sezon 6. Bölüm Özeti : |
| Juliet’in geçmişinden istenmeyen bir ziyaretçi gelip ona Charlotte ve Faraday’ın görevlerini bitirmelerine her ne pahasına olursa olsun engel olmasını emreder… |


| Lost 4. Sezon 5. Bölüm Özeti : |
| Sezon 4 Bölüm 5′te Sayid ve Desmond gemiye doğru giderlerken hava boşluğuna düşerler ve bu olay Desmondda beklenmedik yan etkilere sebep olur. |


| Lost 4. Sezon 4. Bölüm Özeti : |
| Locke Ötekilerköyü’nde kalmakta olduğu evin bodrum katına iner ve Ben’e kahvaltı getirir, Ben’i oyun odasından evin bodrum katına almıştır. Locke Ben’i teknedeki casusuyla ilgili sıkıştırır, Ben onun haline acır çünkü Locke sürekli çıkmazlara doğru gitmektedir ve emir alacağı Jacob’u da bulamamaktadır. Locke buna sinirlenir ve Ben’in kahvaltısını elinden alarak bodrumdan çıkar, çıkarken kahvaltıyı duvara fırlatır. Locke’un evinden sinirli çıktığını gören Kate, bunun sebebini Claire’e sorar. Claire Locke’un Ben’i bodrum katında tuttuğundan bahseder. İkisi kahve içerler, bu sırada Sawyer gelir ve onlara eşlik etmek ister. Claire kahve doldurmaya gittiğinde Sawyer Kate’i kendi evine yerleşmesi için ikna çabalarına başlar, Kate ise Sawyer’ın yanına yerleşmek istemez. Sawyer onun Jack’in casusu olup olmadığını sorar, Kate ise kendisinin kişisel bir meselesi olduğunu söyler. Sawyer oradan başarısızlıkla uzaklaşır. Birinci flashforward’da, Kate ile avukatı mahkeme binasına gelir ve basın ordusuyla birlikte salona girer. Uçağa binmeden önceki hüküm yediği bütün suçlarla tekrar yüz yüze gelmektedir. Savcı, birinci duruşmada onu suçlu bulur ve Kate kelepçelenerek hapse girer. Sahilde Sun ve Jin, adadan kurtulduklarında nereye gidecekleri konusunda sohbet ederler; Jin farklı farklı şehirlerden ve ülkelerden bahseder, Sun ise bebeğini Kore’de yani evinde doğurmak istemektedir. Bu sırada sahile Jack, Daniel ve Charlotte gelir, Jack onları kazazedelerle tanıştırır. Sun Kate’in nerede olduğunu sorar, Jack onun Locke’la gittiğini söyler. Ötekilerköyü’nde Kate, Locke’un evine gider ve ondan Miles’ı nerede tuttuğunu söylemesini ister. Locke, Kate’in amacını sorar. Kate, bunun özel bir mesele olduğunu söyler ve Locke, Miles’ın yerini söylemeyi reddeder. İkisi arasında demokrasiyle ilgili bir konuşma geçer ve Locke, Ötekilerköyü’nde Jack’inki gibi kuralların işlemediğini söyler, ardından kapıyı kapatır. Kate biraz ileride elinde tepsiyle yemek götürmekte olan Hurley’i görür; Hurley Miles’a yemek götürmektedir. Hurley’nin ağzından Miles’ın nerede olduğunu öğrenir ve yemeği kendisi götürmek ister. Hurley’nin ise tek bir isteği vardır: Miles’la ilgili bilgiyi kendisinin verdiğini Locke’un bilmemesi. Kate kayıkhaneye gider ve orada Miles’la yüz yüze gelir. Ona kendisi hakkında bir şey bilip bilmediğini ve Kate’in geçmişinde yaptığı şeyi sorar, Miles ise ona tek bir şartla cevap vereceğini söyler: eğer kendisine Ben’le bir görüşme ayarlarsa! İkinci flashforward’da Kate’le avukatı görüşür, avukatı Kate’e annesinin aleyhinde çalıştığını ve çocuğunu mahkemeye getirmesini, bunun Kate’in karakteriyle ilgili sıkı bir delil olacağını söyler, Kate ise oğlunun bu işe sokulmasına kesinlikle karşı çıkar. Sahilde, Jack tekneye telefon etmeye çalışır ancak numara cevap vermez. Sun gelir ve helikopterle ilgili hiçbir bilgi alamadıklarından endişe eder, helikopter gideli bir gün olmuştur. Jack helikopterdekilerin durumunun iyi olduğundan bahseder, Sun ise Locke’un haklı olabileceğini ve tekneden gelenlerin belki de iyi insanlar olmadıklarını iddia eder, Jack ise Locke’un hiçbir şey bilmediğini belirtir, Sun da “O zaman niye Kate onunla kaldı?” diye sorar.Üçüncü flashforward’da Kate’in mahkemesi sürer; Kate’in avukatı Jack’i çağırmıştır ve Jack Kate’ten, Oceanic 815 sefer sayılı uçaktan sağ kalanların kahramanı olarak bahseder, herkese o yardımcı olmuştur, ancak Kate bunu reddeder. Karşı tarafın avukatı Jack’le Kate arasında bir ilişki olup olmadığını sorar, Jack olmadığını söyler. Ötekilerköyü’nde Sawyer ve Hurley’nin evine Kate gelir ve Sawyer’la şarap içerlerken ondan Ben’i alt etme konusunda yardım ister. Sonraki sahnede Sawyer Locke’un evine gider ve tavla oynarlar, bu sırada Locke, köye gelerek yaptıklarında Sawyer’ın kendisine güvenip güvenmediğinden bahseder, Sawyer lafı dönüp dolaştırıp Kate’e getirir ve onun bir şeyler peşinde olduğunu söyler. Onun Ben’i bodrum katından alıp Miles’ın yanına götürmek istediğinden bahseder. Locke önce Miles’ın nerede olduğunu Kate’in bilmediğini söyler, ancak sonra şüphelenir ve ikisi Miles’ın bağlı olduğu kulübeye giderler fakat Miles yoktur. Kate Miles’ı Locke’un evine getirir ve bodrum katına giderler. Kate Miles’a Ben’le konuşması için sadece bir dakika verir; Miles Ben’e kendisini tanıyıp tanımadığını, patronunun kim olduğunu bilip bilmediğini sorar, Ben hepsini bildiğini söyler. Miles ardından bir teklifte bulunur: eğer Ben ona 3.2 milyon dolar verecek olursa patronuna onun çoktan ölü olduğunu söyleyebileceğini, ama vermezse patronuna yerini direk söyleyeceğini belirtir. Ben bu kadar parayı bulamayabileceğinden bahseder, ancak Miles onu tanıyordur ve Ben’de para olduğunu bilmektedir. Ben Miles’tan bir haftalık müddet ister. Kate onların konuşmasını böler ve Ben’i odaya tekrar kapatarak Miles’tan bilgi alır; Miles Kate hakkında her şeyi bildiklerini, bir sürü suçu olduğunu söyler ve onun adada kalmasının daha iyi olacağından bahseder.Kate Miles’ı bodrum katından çıkartırken Locke ve Sawyer’a yakalanır. Locke Kate’e evine gitmesi için bağırır. Ardından Locke, Kate’in Claire’le yaşadığı eve gelir ve ondan sadece, Miles’la Ben’in arasında ne konuşma geçtiğini ister. Kate anlatır, sonra da Locke onun köyden gitmesini ister. Dördüncü flashforward’da Kate annesiyle bir görüşme yapar. Annesi onun gerçekten bir kahraman olup olmadığını sorar, Kate bütün bunları geçiştirir. Annesi torununu görmek ister, ancak Kate onun asla çocuğuna yaklaşamayacağını söyler. Annesi Diane, Kate’in aleyhinde şahitlik yapmak istemediğini söyler, Kate de “O zaman yapma!” der ve görüşmenin bittiğini söyler. Ötekilerköyü’nde Kate Sawyer’ın evine gelir ve ona, kendisinin köyden uzaklaştırıldığını söyler. Sawyer bunun kendi evinde geçerli olmadığını belirtir ve onunla sevişmeye başlar. Sahilde, Jack ve Juliet, Charlotte ve Daniel’ın yanına gelir. Jack Charlotte’a teknelerini aramasını söyler, Charlotte bir acil hattın olduğunu söyler ve arar; telefonu tekneden Regina açar. Charlotte Jack’in, arkadaşlarının sesini duymak istediğini söyler. Regina anlamadığını söyler, Charlotte önceki akşam Lapidus’un Jack’in arkadaşlarını helikopterle aldığından bahseder, ancak Regina tekneye helikopter filan gelmediğini belirtir. Locke Miles’ın tutuklu olduğu kulübeye gelir ve onun ağzına el bombası koyarak pimini çeker ve Miles’ın artık konuşacağı andan itibaren kendi kimliğini ve teknedekilerin kimliklerini ötmesi gerektiğiyle ilgili onu uyarır ve oradan gider. Ötekilerköyü’nde Sawyer’ın evinde Kate ve Sawyer, hamilelik konusunda tartışırlar; Kate hamile olmadığını söyler, Sawyer buna sevinince Kate farklı bir tepki verir ve sahile geri döneceğini söyler. Beşinci flashforward’da mahkemede Kate’in aleyhindeki davanın avukatı, tanığının tıbbi bazı sorunları olduğunu ve aleyhine şahitlik edemeyeceğini belirtir. Hakim öğlene kadar bir ara vereceğini söyler. Kate ve iki avukat arasında bir görüşme yaşanır. Savcı, ilk başta 4 yıl hapis cezası isteyeceğini söyler fakat Kate’in avukatı bunu, Kate’in yaptığı kahramanlıklardan dolayı bunun jurinin de kabul etmeyeceğini söyler ve tutuksuz olarak 10 yıl boyunca yaşadığı yerden ayrılmama konusunda anlaşma sağlarlar. Mahkeme çıkışında Kate Jack’le karşılaşır. Kate Jack’e evlerine gelip oğluyla görüşmesi için teklifte bulunur, ancak Jack bunu istemez ve kahve içmek için bir yerlere gidebileceklerini söyler, bu sefer de Kate reddeder ve çocuğunu kabul edemediği takdirde Jack’le bir yerlere gitmeyecektir. Altıncı flashforward’da, Kate evine gider ve bakıcıyla konuşur, ardından çocuğunun odasına çıkar, onu sever. Çocuk uyumaktadır ve uyanıp annesine sarılır. Kate ağlamaklı halde “Merhaba Aaron” der ve şok edici final sahnemiz biter.
|






